AYM’DEN DEPREM ETKİSİ YARATACAK KAPSAM DIŞI PERSONEL KARARI: BEYAZ YAKA-MAVİ YAKA AYIRIMI ORTADAN KALKIYOR MU?
AYM 22 Eylül 2025 tarihinde RG’de yayımlanan kararında toplu iş hukukunu sarsıcı nitelikte bir karar verdi….
Başvurucu, uzun yıllar muhasebe şefi olarak görev yaptığı işyerinde, beyaz yakalı personel statüsü nedeniyle toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamı dışında bırakıldığını ve bu sebeple sözleşmeden doğan haklardan mahrum kaldığını ileri sürerek dava açtı. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; istinaf sürecinde karar kaldırıldıysa da yeniden yapılan yargılamada yine ret kararı verildi ve bu karar kesinleşti. Başvurucu bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 53. maddesi uyarınca tüm işçilerin TİS yapma ve bu sözleşmeden yararlanma hakkına sahip olduğunu vurguladı. 6356 sayılı Kanun’a göre, yalnızca işveren vekilleri ve TİS görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar kapsam dışı tutulabilirken, başvurucunun yalnızca “beyaz yakalı” olduğu gerekçesiyle TİS dışında bırakılmasının sendika hakkının ihlali anlamına geldiğini belirtti. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve ayrıca manevi tazminata da karar verdi.
Bu karar, Türk TİS sisteminde ciddi bir kırılma yaratma potansiyeli taşıyor. öncelikle kararda tek bir iş hukuku eserine atıf yapılmamış olması dikkat çekici! Oysa kapsam dışı personel statüsüne ilişkin hem leh hem aleyhte çok sayıda akademik yayın mevcut.
Kapsam dışı personel uygulaması, uzun süredir işveren-sendika mutabakatına dayalı bir denge unsuru olarak görülmekteydi. Beyaz yakalı personelin TİS kapsamı dışında tutulması, her zaman mağduriyet anlamına gelmiyor; bu çalışanlar çoğu zaman mavi yakaya kıyasla daha yüksek ücret, özel sağlık sigortası, prim gibi avantajlardan yararlanıyor. Ancak diğer yandan, bu statü nedeniyle TİS hakkına erişimlerinin fiilen engellendiği de bir gerçek.
Mevcut tablo, işverenler açısından büyük bir belirsizlik yaratacak. Beyaz yakalı bir çalışan şimdi sendikaya üye olup TİS’ten yararlanmak istediğinde ne olacak? Ücret sistemleri arasındaki farklar nasıl uyumlandırılacak?
Kanımızca bu konu, yasal düzenlemeyle çözülmeliydi. 6356 sayılı Kanun hazırlanırken bu fırsat vardı ancak değerlendirilmedi. Belki karar sonrasında ortaya çıkacak tartışmaları sonlandırmak için yasaya ihtiyaç olacak.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı hem hukuki hem uygulama açısından yeni bir dönemin habercisi; ancak sistemde kaotik etkiler yaratacak gibi görünüyor.
hashtagAYM hashtagiş hukuku hashtagTİS

