İŞÇİDEN “ŞÜPHELENMEK” İŞTEN ÇIKARMAK İÇİN YETERLİ MİDİR ?
Çarpıcı biçimde (özellikle iş hukukuna aşina olmayanları şaşırtacak biçimde): Evet!
“Şüphe feshi” denilen kavram ne yazık ki Alman hukukundan bir şekilde “ithal edildi” ve hayatımıza girdi. İşin kötü tarafı kökleşti, Yargıtay’dan sonra BAM kararlarında da görülmeye başlandı. Nitekim, İstanbul BAM 47. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2025 tarihli kararında (E. 2024/2246, K. 2025/1474), işverenin davacıyı “mekanik odada alkol aldığı” gerekçesiyle haklı nedenle işten çıkarması incelendi. Dosyada davacının alkol aldığına dair doğrudan görgüye dayalı tanık beyanı veya kesin tespit bulunmadığından, fesih haklı neden olarak kabul edilmedi. Ancak mevcut deliller işveren açısından güven ilişkisinin zedelendiğini gösterdiği için fesih, “şüphe feshi” kapsamında geçerli fesih olarak nitelendirildi. Böylece işe iade talebi reddedildi, fesih geçerli sayıldı.
Şüphe feshi, aslında Alman hukukundan ithal edilmiş bir kavram. Fransız hukukunda ise böyle bir karşılığı yok. Fransız Yargıtayı Sosyal Dairesi Fetray kararından başlayan (90’lı yıllar) kökleşmiş içtihadıyla şu ilkeyi kabul ediyor: “güven kaybı tek başına fesih gerekçesi olamaz” Almanlarda (ve ithalatçı olarak bizde) işverenin güven kaybı, diploma kaybı veya sağlık bozulması gibi “yeterlilik kaybı” olarak nitelendiriliyor (Yeterliliğe dayalı fesih). Oysa bu yaklaşım ve hukuki konstrüksüyon bizce daha başlangıçta isabetsiz: Güven, özünde sübjektif bir olgudur; işverenin güven kaybı, diploma kaybı, sağlık veya performans kaybı da değildir. Güven, ölçülebilir bir yeterlilik değil, ilişkisel bir duygu ve algıdır. Dolayısıyla Alman hukukundan alınan kavramları, kendi sağduyumuzun süzgecinden geçirmeden doğrudan aktarmak bizce doğru değildir…
Burada peki Hocam diyebilirsiniz, öyle olaylar var ki işveren kanıtlayamıyor ama işçinin yarattığı kuşkuyla işverenin birlikte yaşama şansı yok. Büyük riskler getiriyor. Burada da çalışanın süreçte işbirliğini, savunmasını, yaklaşımını esas alır somut olaya özgü çözüm üretirsiniz. Ancak İş kanununda olmayan yeni bir fesih türünü yaratmaz, bunu kurumsallaştırmazsınız!
Kavramları başka hukuk sistemlerinden ithal ederken, onları kendi hukuk kültürümüzün ve sağduyumuzun süzgecinden geçirmeden uygulamak, yalnızca teknik bir hata değil, adaletin özüne dokunan bir yanılgıdır. Çünkü iş hukuku, kuru normlardan ibaret değildir; aynı zamanda emeğin ve insan onurunun korunduğu bir alandır…

