TURİZM SEKTÖRÜNDE HAFTA TATİLİ DÜZENLEMESİ: END OF THE WEEKEND?
80’li yılların sonunda üniversite sınavına girdiğimde, turizm bölümleri yeni açılıyordu. O dönem liselerin dalgacı öğrencileri, bu bölümleri yazıp ileride hem turist hem de çalışan olarak dolce vita yaşayabileceklerini zannetmişlerdi 😊. Ama kısa sürede, kazın ayağının öyle olmadığını, turizm sektörünün hiç de kolay olmadığını gördüler.
Aradan geçen yıllarda ne değişti? Turizm sektörü çalışanlar açısından daha da güçleşti. Denkleştirmeye ilişkin düzenlemelerden sonra, şimdi de hafta tatili konusunda yeni bir düzenleme yapıldığını görüyoruz. Turizm sektöründe “hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir” şeklinde bir hüküm İş Kanunu’nun 46. maddesine eklendi.
Düzenlemeye birçok yönden eleştiri getirmek mümkün.
👉 Öncelikle işçinin ard arda 10 gün çalıştırılmasının yolu açılıyor. Bunun doğrudan İSG ile ilgili sonuçları var. Gerçekten derslerde de öğrencilerime hep söylediğim gibi, Batı Avrupa artık işçinin mental sağlığı ile ilgileniyor. Yayınlar burada yoğunlaştı. Üst üste 10 gün çalışmanın ruh sağlığı üzerinde etkileri mutlaka böyle bir yasa sürecinde dikkate alınmalıydı.
👉 “Dinlenme Hakkı” Anayasa ile güvence altına alınmış haklardan. Anayasamızın 50. maddesi “Dinlenmek çalışanların hakkıdır” ifadesine yer verdikten sonra, yıllık izin hakkı ile hafta tatili ve bayram tatili haklarını ayrıca vurguluyor. Dolayısıyla bu düzenleme Anayasa’ya uygunluk bakımından da tartışılabilir nitelikte.
👉 Teknik yönden de sorunlar var. İşçi 6 gün çalışıp hafta tatiline hak kazanacak, ancak bu ertelenebilecek. Peki ertelenen tatiller ne kadar süre içinde kullanılacak. Burada bir açıklık yok (21 günlük bir dilimde işçi 3 hafta tatiline haz kazanacak, 4 günlük ertelemeyle fiilen 2 gün kullanırsa diğer 1 gün ne olacak?)
⚡ Uygulamayı, işçinin onayına bağlamak da gerçekçi değil. İşveren bu onayı kolayca iş sözleşmesiyle alacak.
Sonuç olarak isabet derecesi tartışılan bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Turizm sektörünün rekabetçi olmasını tabi ki istiyoruz ancak bunun başka yolları da olmalıydı.

